Şirket Borçlarını Ödeyemiyorsa Ne Yapmalı?
Bir şirketin borçlarını zamanında ödeyememesi tek başına şirketin faaliyet açısından başarısız olduğu anlamına gelmez.
Şirket kârlı olabilir. Müşterileri güçlü, alacakları tahsil edilebilir ve varlık yapısı sağlıklı olabilir. Buna rağmen banka borçlarının kısa vadeye sıkışması, yüksek blok ödemeler, tahsilatların daha ileri tarihlerde gerçekleşmesi veya banka, vergi, tedarikçi ve çek ödemelerinin aynı döneme yığılması ciddi bir likidite sıkışıklığı yaratabilir.
Başka bir şirkette ise aynı belirtiler faaliyet zararının, bozulan tahsilat kalitesinin veya daha yapısal bir finansal sorunun sonucu olabilir.
Bu nedenle ilk soru yalnızca:
“Hangi borcu nasıl ödeyeceğiz?”
değildir.
Asıl soru şudur:
Şirket neden ödeme güçlüğüne düştü ve mevcut koşullarda hangi seçenekler gerçekten uygulanabilir?
Kısa Cevap
Şirket borçlarını ödeyemiyorsa önce problemin geçici bir likidite açığından mı, finansman ve vade yapısından mı, yoksa daha geniş bir ödeme gücü sorunundan mı kaynaklandığı ayrılmalıdır.
Mevcut banka borçlarının yeniden düzenlenmesi, refinansman, yeni finansman, tedarikçi ve çek ödeme düzeninin yeniden kurulması, alacak finansmanı, kamu borçlarına ilişkin mevcut idari imkanlar, FYY ve gerektiğinde daha geniş hukuki koruma mekanizmaları farklı dosyalarda gündeme gelebilir.
Doğru yaklaşım, bütün şirketleri aynı yönteme yönlendirmek değil; dosyanın hangi çözümü veya çözüm kombinasyonunu taşıdığını belirlemektir.
Bu Yazıda Neler Var?
- Şirket kârlı olduğu halde neden borçlarını ödeyemeyebilir?
- Sorun faaliyet mi, finansman yapısı mı?
- Banka kredileri ödenemiyorsa hangi seçenekler gündeme gelebilir?
- Çeklerin dönmesi ne anlatır?
- Tedarikçiyle yeni ödeme düzeni kurulabilir mi?
- Vergi ve SGK borçları neden ayrı değerlendirilmelidir?
- Yeni finansman hangi durumda çözüm olabilir?
- İcra takipleri başladıysa ne değişir?
- FYY veya daha geniş koruma ihtiyacı hangi noktada gündeme gelir?
1) Şirket Kârlı Olduğu Halde Borçlarını Ödeyemeyebilir mi?
Evet.
Kârlılık ile ödeme tarihinde yeterli nakdin bulunması aynı şey değildir.
Örneğin şirketin alacakları borçlarından yüksek olabilir. Bu alacakların tahsil kabiliyeti de güçlü olabilir. Ancak önemli tahsilatlar dört veya altı ay sonra gerçekleşirken banka kredileri, çekler, vergi ve tedarikçi ödemeleri önümüzdeki birkaç ay içinde yoğunlaşıyorsa şirket kısa vadede ödeme güçlüğü yaşayabilir.
Burada sorun şirketin ekonomik değerinden çok:
nakdin geliş tarihi ile borcun ödeme tarihinin uyuşmaması
olabilir.
Bu ayrım önemlidir. Çünkü faaliyet açısından sağlıklı bir şirket ile sürekli nakit kaybeden bir şirkete aynı yapılandırma yaklaşımı uygulanamaz.
2) Sorun Şirket mi, Finansman Yapısı mı?
Bazı şirketlerde temel sorun faaliyet performansıdır.
Bazılarında ise faaliyet sağlıklı olmasına rağmen:
- kısa vadeli banka kredileri büyümüştür,
- yüksek blok geri ödemeler vardır,
- uzun vadeli yatırımlar kısa vadeli kaynakla finanse edilmiştir,
- daha önce yenilenen krediler aynı ölçüde yenilenmemektedir,
- tahsilat tarihleri banka ödeme tarihlerinin gerisinde kalmıştır,
- finansman maliyeti şirketin nakit üretimini baskılamaya başlamıştır.
Bu durumda amaç yalnızca birkaç ödemeyi ileri taşımak değildir.
Asıl mesele, finansman yapısının şirketin gerçek faaliyet ve tahsilat döngüsüyle yeniden uyumlu hale gelip gelemeyeceğidir.
İlgili rehber: Kısa Vadeli Banka Borçları Ödenemiyorsa Ne Yapılmalı?
3) Banka Kredileri Ödenemiyorsa Hangi Seçenekler Gündeme Gelebilir?
Mevcut bankayla ödeme koşullarının yeniden görüşülmesi seçeneklerden biridir; ancak tek seçenek değildir.
Şirketin yapısına göre:
- mevcut kredi ödeme profilinin yeniden düzenlenmesi,
- refinansman,
- farklı banka veya finansman kaynakları,
- alacak finansmanı,
- kullanılabilir teminat kapasitesinin değerlendirilmesi,
- daha kapsamlı finansal yeniden yapılandırma
gündeme gelebilir.
Birden fazla banka veya finansal kuruluş borcunun daha geniş bir yapı içinde yeniden düzenlenmesi gereken dosyalarda FYY de değerlendirme alanına girebilir. TBB, FYY’yi banka ve finansal kurumlara olan kredi borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik ayrı bir mekanizma olarak sürdürmektedir.
Ancak banka taksidinin gecikmiş olması tek başına:
“FYY gerekir.”
sonucunu doğurmaz.
Bazı dosyalarda mevcut bankayla yeni ödeme planı yeterli olabilir. Bazılarında refinansman mümkündür. Bazılarında ise sorun çoktan bankaların dışına yayılmıştır.
İlgili rehber: Banka Kredilerini Ödeyemeyen Şirket Ne Yapmalı?
4) Şirket Çeklerinin Dönmesi Ne Anlama Gelir?
Karşılıksız kalan çek önemli bir alarmdır.
Ancak çek her zaman problemin nedeni değildir.
Şirket aynı dönemde büyük bir banka ödemesi yapmış olabilir. Kredi limiti yenilenmemiş olabilir. Beklenen müşteri tahsilatı gecikmiş olabilir. Vergi veya kritik tedarikçi ödemeleri aynı döneme gelmiş olabilir.
Bu durumda çek, daha önce oluşmuş olan nakit açığının görünür hale geldiği noktadır.
Bu nedenle yalnız:
“Bu çek nasıl kapatılır?”
sorusuyla hareket etmek yeterli olmayabilir.
Asıl soru:
Bu çek neden ödenemedi ve sonraki ödeme tarihlerinde aynı açık devam edecek mi?
olmalıdır.
Çekin dayandığı ticari ilişkinin niteliği de ayrıca önemlidir. Gerçek ticari ilişkiye dayanan çek ile ciro edilmiş, faktoringe konu edilmiş, hatır çeki olduğu ileri sürülen veya hakkında başka bir uyuşmazlık bulunan çek aynı şekilde değerlendirilemez.
Somut hukuki sonuçlar dosyanın hukuki incelemesi içinde ayrıca ele alınır.
İlgili rehber: Şirket Çekleri Dönüyorsa Ne Yapmalı?
5) Tedarikçiyle Yeni Bir Ödeme Düzeni Kurulabilir mi?
Birçok dosyada bu gerçekçi seçeneklerden biridir.
Şartlara göre:
- ödeme tarihinin yeniden belirlenmesi,
- kısmi ödeme,
- cari borcun daha uzun bir ödeme takvimine bağlanması,
- mevcut çeklerin tarafların mutabakatıyla yeni ödeme düzenine taşınması,
- eski borç ile yeni ticaretin farklı koşullarda yürütülmesi
gündeme gelebilir.
Ancak burada yalnız borcun ödenmesi değil, tedariğin devamı da önemlidir.
Kritik hammaddenin veya hizmetin geldiği tedarikçiyle ilişkiyi yalnız mevcut borç üzerinden yönetmek şirketin faaliyetini riske atabilir.
Diğer taraftan bugünkü ödeme üç ay ileri taşındığında aynı tarihe banka, vergi veya başka ticari ödemeler de yığılıyorsa erteleme sorunu çözmeyebilir.
Borcu ileri taşımak ile ödeme yapısını düzeltmek aynı şey değildir.
6) Vergi ve SGK Borçları Neden Ayrı Değerlendirilmelidir?
Vergi ve SGK borçları banka veya tedarikçi borçlarının başka bir çeşidi değildir.
Kamu alacaklarının takip ve tahsilinde 6183 sayılı Kanun çerçevesinde ayrı bir sistem uygulanır. Vergi borçlarında ödeme emri ve cebri tahsil mekanizması bu yapının parçasıdır.
Aynı zamanda koşulları oluştuğunda tecil ve taksitlendirme gibi idari ödeme imkanları bulunabilir. Bu imkanların şartları ve kapsamı yürürlükteki düzenlemelere göre değişebileceği için somut dosya bakımından güncel durum ayrıca değerlendirilmelidir.
SGK alacaklarının takip ve tahsilinde de 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanmakla birlikte SGK kendi usul ve tecil uygulamalarını yürütmektedir.
Dolayısıyla:
“Bankayı ödeyelim, vergi beklesin.”
veya
“Vergiyi kapatalım, tedarikçiyi sonra düşünürüz.”
gibi tek kaleme odaklanan kararlar şirketin başka bir alandaki riskini büyütebilir.
7) Şirketin Alacakları ve Finansman Kapasitesi Var mı?
Ödeme güçlüğü yaşayan şirket yalnızca borçlarından oluşmaz.
Şirketin:
- tahsil edilebilir ticari alacakları,
- müşteri çekleri,
- farklı banka ilişkileri,
- kullanılabilir limitleri,
- finansmana konu olabilecek varlıkları,
- teminat kapasitesi,
- ortak veya yatırımcı kaynakları
bulunabilir.
Bu nedenle yeni kredi, refinansman, faktoring veya diğer alacak finansmanı yöntemleri bazı şirketlerde gerçek çözüm alanları olabilir.
Ancak bilanço üzerindeki her alacak aynı değerde değildir.
Önemli olan yalnız:
“Ne kadar alacağımız var?”
değildir.
Asıl soru:
Alacağın tahsil kabiliyeti nedir ve ne zaman nakde dönüşecektir?
olmalıdır.
8) Yeni Finansman Her Zaman Çözüm müdür?
Hayır.
Faaliyet sağlıklı, alacak kalitesi güçlü ve sorun geçici veya vade kaynaklı bir finansman boşluğundan kaynaklanıyorsa yeni finansman uygun seçeneklerden biri olabilir.
Ancak şirket faaliyetlerinden sürekli nakit kaybediyor ve eski borçlarını yalnız yeni borç kullanarak çevirebiliyorsa yeni kredi sorunu büyütebilir.
Bu nedenle:
“Yeni kredi bulunabiliyor mu?”
sorusundan önce:
Yeni finansman şirketi sürdürülebilir bir ödeme yapısına taşıyor mu?
sorusu önemlidir.
9) İcra Takipleri Başladıysa Ne Değişir?
Takibin başlaması bütün finansal seçeneklerin sona erdiği anlamına gelmez.
Ancak zamanlama ve hareket alanı daha kritik hale gelir.
Takibin şirketin:
- banka hesaplarını,
- kritik varlıklarını,
- üretim veya hizmet devamlılığını,
- tedarik ilişkilerini,
- yeni finansman kapasitesini
nasıl etkilediği önem taşır.
Özel hukuk takipleri ile kamu alacaklarının takip ve tahsil süreçleri aynı yapıda değildir.
Sentez Partners’ın disiplinler arası çalışma modelinde dosyanın finansal, mali, operasyonel ve hukuki boyutları aynı karar çerçevesinde ele alınır. Avukatlık faaliyeti gerektiren çalışmalar, dosyada görev alan avukatlar tarafından kendi mesleki yetki ve sorumlulukları kapsamında yürütülür; diğer uzmanlıklarla ortak karar ve uygulama planı içinde koordine edilir. Bu yaklaşım Sentez Partners’ın mevcut çalışma modelindeki profesyonel sorumluluk ayrımıyla uyumludur.
İlgili rehber: Şirketin İcraları Başladıysa Ne Yapmalı?
10) Hangi Noktada Daha Geniş Bir Yapılandırma Gündeme Gelir?
Tek bir banka taksidinin gecikmesi ile banka, çek, tedarikçi, vergi ve takip baskısının aynı anda büyümesi aynı durum değildir.
Genel olarak finansal baskı bankaların dışına çıkarak ticari alacaklılara ve takip süreçlerine yayıldıkça daha geniş bir yapılandırma veya koruma ihtiyacının değerlendirilmesi önem kazanır.
Bu noktada FYY ile konkordato arasındaki ayrım ayrı bir karar problemidir.
Sentez Partners’ın mevcut rehberinde de banka ve finansal kurum borçlarının ağırlıklı olduğu dosyalar ile sorunun tedarikçi, çek ve icra baskısına yayıldığı dosyalar birbirinden ayrılmaktadır.
Ödeme Baskısının Kaynağını Netleştirin
Şirketin yalnız bugünkü borç toplamını bilmek yeterli değildir.
Banka, vergi, çek, tedarikçi veya takip baskısı birlikte büyüyorsa mevcut tabloyu, ödeme tarihlerini ve kullanılabilir finansal seçenekleri aynı çerçevede görmek gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Şirket kârlı olduğu halde borçlarını ödeyemeyebilir mi?
Evet. Tahsilatların borç ödeme tarihlerinden daha geç gerçekleşmesi kârlı ve varlık yapısı güçlü bir şirkette de likidite sıkışıklığı yaratabilir.
Şirket çekleri dönüyorsa konkordato gerekir mi?
Tek başına hayır. Sorunun bankalarla mı sınırlı olduğu, yoksa tedarikçi, kamu borcu ve takip baskısına da yayılıp yayılmadığı önemlidir.
Yeni kredi ödeme güçlüğünü çözebilir mi?
Geçici veya vade kaynaklı finansman açığında çözüm olabilir. Yapısal olarak yeterli nakit üretemeyen şirkette ise yalnızca borcu artırabilir.
Vergi borcu varsa banka yapılandırması yapılamaz mı?
Böyle genel bir kural yoktur. Banka borcu ve kamu borcu farklı yapılar içinde değerlendirilir; ancak şirketin toplam ödeme kapasitesi birlikte görülmelidir.
FYY bütün borçları kapsar mı?
FYY’nin ana odağı banka ve finansal kurumlara olan kredi borçlarının yeniden yapılandırılmasıdır. Kapsam ve uygulama somut dosya ile ilgili Çerçeve Anlaşma hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Nihai Değerlendirme
Şirket borçlarını ödeyemediğinde doğru başlangıç noktası yalnız en acil borcu kapatmaya çalışmak değildir.
Önce faaliyet yapısı, finansman vadeleri, tahsilat tarihleri ve banka, vergi, çek, tedarikçi ve takip baskısının ulaştığı seviye birlikte okunmalıdır.
Bazı dosyalarda yeni finansman yeterli olabilir.
Bazılarında banka borçlarının yeniden düzenlenmesi gerekir.
Bazılarında ticari ödeme düzeninin yeniden kurulması gerekir.
Bazılarında ise sorun daha geniş bir yeniden yapılandırma veya koruma ihtiyacına dönüşmüştür.
Doğru çözüm, sorunun kaynağını doğru belirlemekle başlar.
İlgili rehberler: Şirket Çekleri Dönüyorsa Ne Yapmalı? · Banka Kredilerini Ödeyemeyen Şirket Ne Yapmalı? · Şirketin İcraları Başladıysa Ne Yapmalı? · Kısa Vadeli Banka Borçları Ödenemiyorsa Ne Yapılmalı? · FYY ile Konkordato Arasında Nasıl Ayrım Yapılır? · Finansman Yönetimi Nedir? · FYY’de Doğru Bilinen Yanlışlar · Finansman, Banka İlişkileri ve Finansal Yönetim · Konkordato, FYY ve Yeniden Yapılandırma
Tüm rehber ve makaleleri inceleyin
Editoryal Bilgiler
- Hazırlayan
- Zeynep Kale
- İnceleyen
- Serhat Erkmenoğlu
- Son gözden geçirme
İçerik, hukuki ve finansal doğruluk ile güncellik bakımından editoryal kontrolden geçirilir.